Hola!

Gezip görmek yetmiyor, bir de bloga yazmak lazım ki, benim gibi “ulen bu defa kesin yanlış bindim, hah birazdan soracaklar, o bavulu kesin kabine almazlar” şeklinde hayıflananlar için yolculuğun en başından başlayan bir rehber olsun :)

Bu sene bayram tatilinde daha önce yapmadığımız bir şeyi yaparak bayramı İstanbul dışında geçirmeye karar verdik. Kübra’nın şirketi arifeden 1 gün önce Madrid’de eğitim organize edince, benim de Barselona’yı görmem farz oldu. Tabi son anda verilmiş bir karar olduğundan THY uçağından önce fiyatları uçmuştu, biz de arayıp tarayıp Swiss air ile Zürih aktarmalı seferi bulduk.

Pazar gecesi 2’de evden çıkmamla başlayan yolculuğum Pazartesi sabag 9:15 gibi Barselona’da son buldu. Zürih aktarmalı gideceğimden, “aman bak uçuş aran çok kısa, bavulların kesin kaybolur” uyarıları ile gittiğim AHL Swiss air check-in masasındaki görevliye “ben bavulumu kargoya vermesem kabine alsam” dediğimde, önce bir tartalım dedi, sonra uçuşa baktı, “bu seferlik alalım, normalde 2 parça kabul etmiyoruz” demesiyle uçuşu beklemeye koyulduk.

Swiss air’i oldukça başarılı buldum, özellikle son zamanlarda sıkça yurt içi seyahatlerde kullandığımız ucuz uçuşlardaki “su veririz, kalanı için kola 5 lira” uygulamasından sonra, verdikleri ikramlardan sonra “başka ne istersiniz” , “bir su alsaydınız” şeklindeki servis ısrarlarına oldukça şaşırdım. Hem de aktarmalı uçuş olduğundan, her iki uçuşumun sonunda edindiğim isviçre çikolatası muhteşemdi :) Hatta peçete ve çikolata tasarımlarını beğendiğimden fotoğrafını bile çektim, buyrun;

                        

Çikolatamızı yedikten sonra Zürih’e indik;

Daha önce aktarmalı uçuş yapmadığımdan, Zürih’te bizi bir alanda bekleteceklerini, diğer uçuşumuz hazır olduğunda bizi uçağa alacaklarını düşünüyordum. Hem İsviçre, hem İspanya Schengen vizesi kabul ettiğinden girişimizi Zürih’ten yaptık (pasaport kontrolden geçtim yani).

Barselona’ya indiğimizde bir daha pasaport kontrolüne gerek kalmadan doğrudan çıkış yaptık. oldukça büyük ve güzel bir havalimanı var Barselona’da.

Yolculuğumdan bir gün önce http://bcnshop.barcelonaturisme.com/ adresinden online satın aldığım Barcelona Card’ları teslim almak üzere havalimanındaki Tourism Office’e gittim. Bu kartlar, Barselona’da kaldığımız sürece tüm metro, otobüs, teleferik vb. ücretsiz binmekle birlikte müze, restoran vb. yerlerde indirim sağlıyor. Ancak en uzun kart 5 günlük ve 6 gün Barselona’da kalacağımdan kartımı cebime koyuyorum ve havalimanından otelime gidecek treni aramaya koyuluyorum..

“Holaa” diyen danışma görevlisine derdimi anlatıyorum, havalimanında 2 terminal olduğunu, şu an T1 de olduğumu, trenin T2’den kalktığını, dolayısı ile T1-T2 arası ring otobüsüne binmem gerektiği bilgisini alıp ring otobüsünü arıyoruz. Çok şükür ki İspanyol’lar tabela yapmayı öğrenmişler (bizdeki gibi ilk tabeladan sonrasını tahmin etmek durumunda kalmıyorsunuz), ring otobüsümüzü yerdeki yeşil çizgiyi takip ederek buldum 😉

Ring seferimiz ile T2 ye ulaştıktan sonra, bizi şehir merkezine ulaştıracak RENFE trenini bekliyoruz. Treni bulmak için yine tabelalar yardımcı oluyor;

İstasyona geldiğimde, daha önce Internette araştırdığım tek sefer yetişkin ücreti olan 1,4 € yerine bilet makinasının bildirdiği 3 €’yu görünce görevliyi bulup sordum, ne iş diyerek.. çok bilen makinalar da bunlar;

Görevliden 1,4€ nun yalnızca Barselona içi seferlerde geçerli olduğunu, havalimanı şehir dışında olduğundan 3€ yu ödememiz gerektiğini belirtince bilet makinalarına hak vererek kendilerine 2€ ile bir 1€ muzu vererek biletimizi aldık.. Bileti aldıktan sonra 10 dk içinde trenimiz geldi ve yaklaşık 15 dk içerisinde Barcelona Sants – Sants Estacia – Sants Station şeklinde değişik isimleri olan terminalde indik.

Şimdilik bu kadar, biraz dinlenelim, devamı sonra.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir